20 Şubat 2009 Cuma

Yazmak istıyorum !!!


Yazmak istiyorum!
Doymadan bıkmadan yazmak!
Ne zaman düşüncelere dalsam, kalemi elime almam gerektiğine inanırım... Ama kalemi elime aldığımda, bir an tıkanır kalırım, öyle bir andır ki içimi kemirir bilinmezlik... Sonra kızarım kendime, ağlayasım gelir...
Ah bir döksem satırlara kendimi...
Neden der dururum, "Neden yazamıyorum?" Daha saniyeler önce bin bir türlü düşünceyle, yastığa başımı koymuşken, kalemi elime alıp bunları yazayım dediğimde; tam satırla kalemin buluştuğu noktada biter tüm düşünceler. Neden?
Bu kadar çaresiz mi kaldım? Tek dermanım kalemim bile çare olamıyor...
Sözün bittiği an gibi!
Bu nasıl bir acizliktir ki, başkalarına anlam veremiyorken takılmarından dolayı hayata...
Şimdi çaresizleri mi oynuyorum bende!
Sanırım sabah olduğunda güleceğim yine kendime...
Yine kahkahalarımı dağıtacağım çevremdekilere...
Onlar gıptayla bakacak yine...
Kimisi kıskanacak onca yakarış, dırdır içinde, içten gelen gülüşleri...
Sonra onlara bile umut ışığı olacak...
Diyaframım patlayıncaya kadar, gözlerimden yaş gelinceye kadar güleceğim...
Ve
Can Yücel gelecek yine aklıma
"Bil ki ağladığın kadar güleceksin"...

ürkek ve titrek değil artık bakışlarım yarım kalmışlığımı bütünlemekdi belkide çabalarım...acıtmış olsada yüreğimi yokluğun,hergün biras daha büyüsede boşluğun,hep o son sözlerim dönüp dursada dilimdeçekip gitmelerin fırtınalar koparsada benliğimdemantığım artık sawaş açmış senli günlere,engel olamıyorum,diyemiyorum onlara YÜREĞİM ONU ÇOK ÖZLEDİ diye....

Telefon defteri..

İNSAN TELEFON DEFTERİNİ TEMİZE ÇEKERKEN BAZI İSİMLERİ ESKİ DEFTERİNDE BIRAKIR.
Onlar artık birdaha asla aranmayacaktır.Garip bir hüznü barındıran bu silik isimlere bakılır bakılır.Kimi okuldan sınıf arkadaşınızdır, kimi çok çabuk unutuverdiğiniz bir sevgili, kimi bir cafede aylarca herşeyi ama herşeyi paylaştığınız birisi; yada istifa ettiğiniz bir yerden bir arkadaşınız! Soyadları sorulmamış birsürü hatırlanmayan isimde vardır defterde; ve şüphesiz üstünde isim olmayan telefon numaraları korkunç bir operasyonla onlarca hayat, onlarca güzellik bir çırpıda ortadan kaldırılır.
İNSAN TELEFON DEFTERİNİ TEMİZE ÇEKERKEN BAZI İSİMLER ÜZERİNDE DURUR.
Onca zaman sonra birkez arasanız, sesini duysanız... Ona edilebilecek bir çift sözünüz yoktur! Birlikte gittiğiniz filmler, meyhaneler, evler birbirinizi yıllar sonra özlemenizi sağlayacak sevgiyi aşılamamıştır size.Yalnızca bir isİmdir şimdi o. Temize çekerken atlarsınız hemen.Derhal çevirirsiniz sayfayı telaşla, alalacele. Oh, isim geçmişte kalmıştır.
İNSAN TELEFON DEFTERİNİ TEMİZE ÇEKERKEN HAYATINI DA SORGULAR!
Hangisi ihanet etmiştir, hangisi yalvarmıştır kendisini bırakmamanız için; hangisinin bir süre sonra arkanızdan konuştuğunu duymuşsunuzdur; hangisi sizi en güzel öpmüştür; hangisi rüyalarınıza girmiştir, hangisinin ayak parmakları ilginizi çekmiştir, hangisine hediye alırken zorlanmışsınızdır, hangisiyle en hararetli tartışmalara girip kavga etmişsinizdir, hangisi için sabahlara kadar içip içip ağlamışsınızdır? ! ...
Doğrular, yanlışlar, hatalar, tutkular!
İNSAN TELEFON DEFTERİNİ TEMİZE ÇEKERKEN YALNIZLIĞINI DA KANITLAR.
Bütün bu insanlar şimdi nerede, ne yapmaktadırlar? Saat elbette dört'tür! Paradoks, labirent, koni, tüm bilimsel ifadeler ve mentalite tersine dönmüştür. Ters dönmüşüzdür. Bu tekbaşınalık ve bu isim katliamı aslında size ters gelir... Çalan telefona bakarsınız.Acaba? Acaba telefon defterini temize çeken bir arkadaşınızın son anda kurtarma çabası mıdır?
Bir iki kırık sözcük, yarım yamalak bir buluşma, belki...
Bilemezsiniz...
LÜTFEN, AMA LÜTFEN TELEFON DEFTERLERİNİZİ KAYBETMEYİNİZ...

Bir kalp var...sevdiği var..ömrü yok...

Bir hayat varmis..yolu var.. cani yok..Bir rüya varmis...basi var.. sonu yok...Bir de ask varmis..masali var.. sahibi yok..
Hergünkü gibi yine bugün,sordum kendime.."hayat;neden hep ask'la baslar?"-Evet!Bir yola,bir çizgiye sahibim..Bir hayatim var elbet..Biliyorum...Nasil basladim??..Bilmiyorum...Asik oluncami hayati anlarsin? Askin sonumu yeni bi hayata gider?Düsünüyorum...Bulamiyorum...
Rüyamda gördüm..Asik olmustum..Hersey o kadar güzeldiki... Kalabalik bir sahildeydik..uçurtma uçuran çocuklar,banklarda oturan yaslilar,elele gezen çiftler vardi..Eleleydik bizde..kirmizi beyazli çiçeklerin içinde,oturuyorduk sessizce..Denizin ugultusunu..İnsanlarin,kuslarin sesini hissediyorduk içimizde... Kalbindeki ritme ayak uyduruyordu düsüncelerim..Belliydiki seviyorduk ölümüne.......
Peki ya sonu??
Neler yasadiydik? yada yasadimiydik? Neler kazanip neler kaybettiydik?yine yeniden..Düsünüyorum..BUlamiyorum..Hatirlamiyorum..Sonu yoktu...
Degisirken ümitler,Tükenirken zaman,Kendimi;Dalgalarin öfkeyle ,hirsla çarptigi kimsesiz bir sahilde,ayaklari pas tutmus,çürümeye terkedilmis bir bank gibi hissediyorum artik.Ne kimildayabiliyor,ne dönüp arkama bakabiliyorum..Böyle gelmis,böyle gidiyorum..Çürüyorum...

Teşekkürler...

Sizi bilmem, ama ben karar verdim. Su gibi duru olup hep akmaya, Başka sular tanıyıp, çoğalmaya, Dalgalanmaya, taşmaya... Son günlerde çok düşünür oldum, Zor zamanları çabuk atlatır oldum. Yalnız mıyım insanlar içinde? Arkadaşlarım, aşklarım içimde. Yara aldım bundan iki yıl önce, Hiç susmadım, şarkı söyledim günlerce Artık kısa cümleler kuruyorum, Sevdiklerim, sevmediklerim yanımda. Kabullendim herşeyi olduğu gibi. Yola çıktım, yarınlara... Son günlerde çok düşünür oldum, Zor zamanları çabuk atlatır oldum. Bakıyorum aynaya her gece, İçim rahat, biraz yorgunum sadece. Hayatıma giren herkese, Yaşanmış her şeye Teşekkürler...